Yaratıcı Dramada Kullanılan Teknikler

Tanışma Oyunu:

Öğrenciler çember oluşturur. Öğretmen öğrencilere oyunun nasıl oynanacağını anlatır: Öğrencilerden birinin önüne gelir ve elini uzatarak kendi adını söyler, el sıkışır ve yer değiştirirler. Öğrenci çemberin ortasına geçer ve başka bir arkadaşının önüne gelir, kendi adını söyler, el sıkışırlar ve yer değiştirirler. Öğrencilerin tamamı çemberin ortasına geçince oyun sona erer.

Ardından aynı tanışma oyununun tersini oynarlar. Bu sefer sondan başlayarak oyun geri alınır. Bu kez öğrenciler aynı oyunu karşılıklı geldiği arkadaşının adını söyleyerek oynar.

İsmi Bir Nesneye Benzetme Oyunu:

Öğrenciler çember olur. Öğretmen ortaya geçer ve kendi adından örnek vererek oyunu öğrencilere anlatır. Benim adım “Güneş”. “G” harfi ile başlayan bir nesne bulup o nesneyi vücudumla canlandırır.  Melodili bir şekilde “Benim adım Güneş, Göz gibiyim.”

“Benim adım Tuğba, tuğla gibiyim.”

Benim adım Mehmet, mektup gibiyim.” Gibi.

Sırayla her öğrenci sıra kendilerine geldiğinde öne bir adım atarak kendi adını bir nesneye benzetir ve bunu vücudunu kullanarak yapar. Öğrencilerin tamamı bitirince oyun sona erer.

“Özelliklerimiz” Oyunu

Öğrenciler çember olur. Öğretmen ortaya geçer ve oyunu başlatır. Öğretmen öğrencilere yönerge verir ve öğrenciler de uygular.  Öğretmen: “Mavi rengini sevenler öne çıksın.” der. Öğrencilerden mavi sevenler öne çıkar. Öğretmen: “Dün akşam 10 sayfa kitap okuyanlar öne çıksın.” der. Öğrencilerin bazıları öne çıkar. Öğretmen: “son 2 hafta içinde sinemaya gidenler öne çıksın.” der ve öğrencilerin bazıları öne çıkar. Bu cümleler çoğaltılabilir. Bu oyun ile gruptaki öğrenciler birbirlerinin özelliklerini öğrenir ve birbirlerini daha iyi tanımış olur.

Köşe Kapmaca Oyunu

Öğrenciler çember olur. 1’den 5’e kadar sayılarak öğrenciler 5 gruba ayrılır. Gruplar 2’şerli ya da 3’erli olurlar. 4 grup köşelerde 1 grup ortada durur. Gruplarda öğrenciler oyun kuralı gereği el ele tutuşmak zorundadır. Öğretmen “değişin” dediğinde öğrenciler yer değiştirir. Ortada olan grup köşelere geçmeye çalışır.

“Eşini Bul” Oyunu

Öğrenciler çember olur. Sırayla 1, 2 diye sayarak 2 grup oluştururlar. 2’şerli gruplar halinde eğleşilir. Eşler, aralarında mesafe olacak şekilde karşılıklı dururlar. Eşlerden biri gözlerini kapatır. ‘Neredesin?’ diyerek eşini bulmaya çalışır. Bu sırada eşi yerinden kıpırdamadan ‘buradayım.’ Diyerek eşinin kendisini bulmaya çalışır.

Körebe Oyunu

Öğrenciler açık bir alanda toplanır, çember olurlar. Öğretmen öğrencilerden tek kural olan sessiz olmalarını ister. Çemberin ortasına gönüllü biri geçer ve gözleri bir mendil yardımıyla kapatılır. Bu kişi artık körebedir. Öğretmen körebeyi kendi ekseni etrafında birkaç kez döndürür, böylece körebenin yön bulma becerisi kaybolur. Öğrenciler körebenin etrafında bir çember halinde dururlar. Körebe aralarından birini seçip sadece dokunarak onun kim olduğunu tahmin etmeye çalışır. Kimsenin ses çıkarmaması gerekir. Körebe yakaladığı arkadaşının kim olduğunu söylediğinde o körebe olur. Oyun bu şekilde devam eder.

İsim Zinciri Oyunu

Öğrenciler daire şeklinde ayakta dururlar. Bir başlangıç noktası belirlenir. Başlangıç noktasındaki kişiden başlayarak herkes isimlerini sağındaki arkadaşına dönerek söyler. Bütün öğrenciler  sırayla isimlerini söylemeden önceki tüm arkadaşlarının isimlerini söyler. Çemberin sonundaki kişi başlangıç noktasından itibaren herkesin ismini söylemek durumundadır.

Bu oyun özellikle aynı sınıfta öğrenim gören küçük yaş grubu öğrenciler ya da birbirini tanımayan öğrenci grupları için uygundur.

Rol Oynama

Yaratıcı dramada bir teknik olarak rol oynama, doğaçlama sırasında imgelemeye ya da açıkça, bir kimliği, bir başkasını veya başkalarının işlevlerini ya da yerini kabullenme, kişiliği üstlenme, canlandırma etkinliğidir. Rol oynama, doğaçlama tekniği ile birlikte eş zamanlı olarak kullanılır.

Doğaçlama

Doğaçlama, önceden hiç belirlenmiş veya çok az tasarlanmış, spontan, serbest bir biçimde gerçekleşir ve insanla birlikte vardır.

Doğaçlamada belirleyici olan, saptanan hedefe imgelem gücüyle ulaşmaktır. Doğaçlamada doğallık ve içtenlik önemlidir. Doğaçlamanın ve doğaçlamaya dayalı tiyatronun spontanlıkla yakın bir bağı vardır. Spontanlık (kendiliğindenlik), bireyin dıştan bir dürtü almadan serbest ve bağımsız davranma yeteneği ve buna hazır olma durumudur.

Donuk İmge

Yaratıcı drama çalışmalarında donuk imge olarak bilinen teknik grup üyelerinin bireysel ya da küçük gruplar ile kendi bedenleri ile hareketsiz, sessiz, sözsüz görüntüler oluşturma ve yansıtma biçimidir. Uygulaması kolay ve etkili bir tekniktir. Bu görüntüler bir tablo, bir fotoğraf, bir heykel, bir ifade formu, bir duruş biçiminde olabilir. Bu teknikte birey ya da küçük gruplar, yaratıcı drama sırasında önemli bir durumun canlandırılmasını donuk bir görüntü oluşturarak, başka bir deyişle “hareketsiz” bir biçim vererek yaparlar. Ses, hareket ve söz bu formda yer almaz. Tekniğin amacına ulaşması birey ya da grupların bir imgeyi yansıtırken ve kendilerini izleyen diğer grup üyelerinin bu imgeyi anlayacağı bir biçimde en iyi ifade biçimini bulmalarına bağlıdır. Oluşturulan imge, olabildiğince anlaşılır ve üzerinde düşünceler üretmeye uygun olmalıdır.

Rol Kartları

Rol kartları, diyalogların yer aldığı tiyatro metinleri ya da çekime hazır herhangi bir senaryo değildir. Rol kartları drama sürecinde canlandırma sürecine başlayacak olan kişi ya da kişilere, canlandıracakları karakter ya da kimliklere ilişkin bilgilerin yer aldığı, içinde çatışmanın olduğu olay, başlama noktası, zaman ve mekanın yer aldığı özel bazı bilgilerin yer aldığı bir metninden oluşur.

Kartlar doğaçlama için gerekli ipuçlarını verir. Kartın içeriği çocuklara, doğaçlamaya başlamadan önce gerekli bilgiyi sağlamalıdır. Çocuklardan da kartlardaki bu bilgileri özümsemeleri istenir.

Oyun Oynama

Oyunlar, öğrencilerin öğrenme hedeflerine ulaşmaları için yarışmaların da içinde yer aldığı keyifli, eğlenceli, sanatsal ve estetik becerileri geliştirici düzenlemelerdir. Oyunlar problem çözme, karar verme gibi becerilerin öğretilmesinde ve sınıfta rahat bir atmosfer yaratmada kullanılır. Oyun oynama yönteminin uygulanmasında öğretmen ortamı yapılandırır, oyunun düzenlemesini yapar ve öğrencilere danışma hizmeti verir, gerekirse hakem rolü üstlenir.

İstasyon Tekniği

İstasyon yönteminde üç ayrı masadan oluşan üç istasyon vardır. Bu üç masa üçgen oluşturacak biçimde sınıfta birbirinden uzak olarak yerleştirilir. Birinci masanın üzerine bir kartona Öykü İstasyonu, ikinci masanın üzerine bir kartona Slogan İstasyonu, üçüncü masanın üzerine ise Afiş istasyonu yazılır. Konular belirlenir. Konunun seçiminde öğrenci görüşlerine yer verilebilir. Öğrenciler 3 gruba ayrılır. Her gruptan gözlem yapacak 3 öğrenci belirlenir. Öğretmen yönerge verir: çalacağım düdükle 1 numaralı grup öykü istasyonuna, 2 numaralı grup slogan istasyonuna ve üç numaralı grup afiş istasyonuna gidecek ve on dakika çalışacaktır. Yeniden düdük çaldığında birinci istasyondakiler ikinci istasyona, ikinci istasyondakiler üçüncü istasyona, üçüncü istasyondakiler de birinci istasyona geçeceklerdir. On dakika sonra yeniden düdük çalınacaktır. Grupları çalışmaya devam edecekler ve son 10 dakikalık süre geçince grup sözcüleri ürünleri öğretmene teslim edeceklerdir. Her ürün sınıfça incelenecektir.

Kaynaklar:

Adıgüzel, Ömer (2013). Eğitimde Yaratıcı Drama, Ankara: Pegem.

Gözütok, Dilek (2011). Öğretim İlke ve Yöntemleri, Ankara: Ekinoks.