Prehistorya, insanlığın yazının bulunmasından ya da kayıtlı tarihten önceki dönemini kapsamaktadır. Kelime anlamı “tarih öncesi” dir. Prehistoryanın sonunu belirleyen tarih, bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Örneğin, Mısır’da yazının M.Ö. 3. binin başlarında bulunmuş olmasıyla, prehistorik dönem bu tarihte sonlanırken, Yeni Gine’de prehistorik dönemin sonu oldukça yakın bir dönem, yaklaşık 1900 yıl öncedir.

      Taş devriPaleolitik Çağ (Eski Taş Çağı Yontma Taş Devri)   Orta Taş Çağı (Avrupa’da Mezolitik Çağ) (Ön Asya’da Epipaleolitik)  2,5 milyon yıl – M.Ö. 12000       M.Ö. 12000 – M.Ö. 9000
Cilalı Taş Devri (Neolitik Kültür Evresi)M.Ö. 9000 – M.Ö. 5500
Bakır devri Bakır Taş Çağı Kalkolitik Çağ Maden Taş ÇağıErken Kalkolitik    M.Ö. 5000 – M.Ö. 3000
Orta Kalkolitik  
Geç Kalkolitik

Paleolitik Çağ olarak adlandırılan Yontma Taş Çağı, günümüzden yaklaşık 2,5 milyon yıl önce başlamış ve 10.000 yıl önce son bulmuştur. İnsanlık tarihinin %99’u gibi çok büyük bir bölümünü kapsayan bu çağ, aynı zamanda ilk insan ve kültürlerin ortaya çıkışı ve ilk taş aletlerin üretimi yoluyla kültürel bir sürece girişi temsil etmesiyle de çok önemlidir. 1 Doğanın sınırlayıcı ve belirleyici baskısı altında yaşayan paleolitik çağ insanları, avcı ve toplayıcı toplulukları temsil ederler. Besin üretmeyi bilmeyen bu insanlar, yalnızca yaşadıkları doğal ortamda bulunan bitki, yaprak, kök, sebze, meyve ve avladıkları hayvanları yiyerek beslenmişlerdir. İklim ve çevre koşullarının değişkenliği sonucu, yeni besin kaynakları aramışlar ve av hayvanlarını izleyerek, küçük gruplar halinde konar-göçer bir tarzda yaşamışlardır. Mağaralarda ve kaya altlarında barınmışlar, kaya sığınaklarının bulunmadığı yerlerde ise açık havada kurdukları basit çadır ve kulübelerde yaşamışlardır. İnsanlar, kendilerini vahşi hayvanlardan korumak, beslenmek, avlanmak için taş aletler yapmaya başlamışlardır. Bu taşlar sert ve yontulduğunda keskin kenarlar verebilen çakmaktaşı, kuvars, kumtaşı, kalker, andezit, bazalt, obsidiyen gibi taşlardır. Zamanla bu aletler ön kazıcılar, taş delgiler, taş kalemler, yaprak biçimli uçlar, mekik aletler, sırtı devrik dilgicikler gibi çeşitlenerek gelişmiştir. Paleolitik Çağ’ın son dönemleri olan Orta ve Üst Paleolitik Dönemlerde, insanlar en erken sanat eserlerini üretmeye, gömme ve ayin gibi dinsel ve ruhani davranışlar göstermeye başlamışlardır. Artık basit kesici aletler estetik, tinsel veya pratik amaçlarla ve çok çeşitli hammaddelerden faydalanılarak üretilmişlerdir. Bu dönemde madeni henüz tanımayan insanlar, doğada parlak rengiyle dikkati çeken hematit, malahit ve benzeri cevherleri ezerek elde ettiği tozları hayvan yağları ile karıştırarak çeşitli renkler üretmişler bu boyalarla mağara ve kaya sığınaklarının duvarlarına resimler çizmişlerdir.

 MAĞARA (DUVAR) RESİMLERİ

Prehistorya Bölümü’nde sergilenen duvar resimleri, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Kılıç Kökten ve Prof. Dr. Işın Yalçınkaya’nın Doğu Anadolu’da yapmış oldukları yüzey araştırmaları sırasında bulunmuş resimlerdir. Çalışma sırasında çizimleri kağıtlara yapılan duvar resimlerinin eskizleri Müzemize hediye edilmiş ve bu çizimlerin kalıpları yapılarak teşhire konulmuştur.